Sinagoglar

Yahudi Dua Evi Nedir?

Bir Sinagog en basit anlamıyla bir dua evidir (Bet Tefilla); Yahudilerin toplu dua ettiği yerdir. Yahudiler günlük dualarını her yerde yapabilirler, ancak bazı dualar sadece "minyan" (10 tane yetişkin erkek) eşliğinde yapılabilir. Ayrıca geleneksel olarak grup halinde dua etmek yalnız dua etmekten daha erdemlidir. Bu açıdan bir sinagogun kutsiyeti, Kutsal Tapınak'tan hemen sonra gelir.

Sinagog ayrıca bir öğrenim yeridir (Bet Midraş). Genel inancın aksine, Yahudilik eğitimi Bar Mitzva (on üç yaş) döneminden sonra bitmez. Dindar Yahudiler için kutsal metinlerin öğrenimi hayat boyu süren bir uğraşıdır. Bu nedenle sinagoglarda cemaat bireylerinin öğrenimi için kutsal metinleri içeren kütüphaneler bulunur. Sinagoglar ayrıca çocukların da temel din eğitimini aldıkları yerlerdir.

Birçok sinagogda ayrıca dini veya dini olmayan sosyal etkinliklerin yapıldığı bir salon bulunur. Sinagog bazen cemaati ilgilendiren önemli konuların tartışıldığı bir toplantı salonu olarak da kullanılır.

Ayrıca sinagog bir sosyal yardım kurumu gibi de çalışır. Para veya diğer ihtiyaç maddeleri toplayıp cemaatte fakirlere ve ihtiyaçlılara yardım eder.

Kal Kadoş Agadol (Büyük Sinagog)

20.000’e yakın nüfusu ile sinagogsuz kalan Yahudiler için yeni bir sinagog inşası zorunlu hale gelmişti. Toplanan yardımların paylaştırılmasının birtakım sorunlar yaratabileceği düşüncesiyle yeni bir tek büyük sinagog yapılması kararlaştırıldı. Sultan II. Abdülhamid’in 6 Ocak 1906 tarihli İradesi’ni takiben, daha önce Mayor ve Pulya Sinagoglarının bulunduğu arsada inşaata başlandı. Viyana Sinagogu model alınarak Fransız Mimar, France Depré tarafından inşa edilen sinagog, giriş holü kapısının iç yüzünde bir zamanlar bulunan kitabesinde belirtildiği gibi Nisan 1909’da, Pesah (Hamursuz) Bayramı arifesinde ibadete açıldı ve Kal Kadoş ha Gadol (Büyük Sinagog) olarak adlandırıldı.

Kentin günümüze kalan tek sinagogu, halen Mekor Hayim adıyla bilinen yaklaşık 200 yıllık Yaşan Sinagogu'dur. Eski Havra Sokak olarak da bilinen Büyük Hamam Sokak’taki bina önce köşk olarak inşa edilmiş, daha sonra sinagoga dönüştürülmüştür.

Antakya

I. Dünya Savaşından önce Antakya'da, Halep Hahambaşılığına bağlı bir sinagog, bir Talmud Tora (Tevrat eğitimi kurumu) ve bir mezarlık ile sosyal kurumlar mevcuttu.

Ankara

Roma İmparatoru Augustus’un (M.Ö. 63-M.S.14) Ankara’da kendi adına inşa edilen tapınakta bir bronz sütun üzerine, İmparatorluğun Yahudilerine tanınan haklarla ilgili bir fermanı yazdırdığı bilinmektedir.

Adana

Adana'da ilk sinagog, 1920’li yıllarda, Gaston Mizrahi’nin Adana Başhahamı sıfatıyla kiraladığı bir yapıda faaliyete geçmiş, daha sonra bir başka kiralık mekâna nakledilmiştir.

Kemerburgaz Şaar Aşamayim Sinagogu

İstanbul’un yeni yerleşim merkezlerinden Kemerburgaz’da ikamet eden Yahudi ailelerin çoğalması üzerine ibadet gereksinmelerine cevap verecek bir sinagog ihtiyacını dikkate alan Türkiye Hahambaşılığı, Eyüp Belediyesi’nden gerekli izinleri alarak Şaar Aşamayim Sinagogu’nun açılışını gerçekleştirdi.

İtalyan Sinagogu - Kal De Los Frankos

Galata Musevi Cemaati yöneticileriyle yabancı uyruklu mensupları arasında, düğün ve cenaze gibi hizmetlere ait harçların tahakkuku konusunda çıkan ciddi anlaşmazlıklar sonrasında çoğu İtalyan uyruklu bazı üyeler ayrılarak yeni bir cemaat kurdular. 1862 yılında, İtalya Kralı’nın himayesinde kurulan ”İstanbul İspanyol-Portekiz ritinde Yabancılar Yahudi Cemaati”, o zamanki adıyla Comunita Israelitico-Straniera di Constantinopoli ilk olarak Karaköy’de bir yer edinerek sinagog olarak kullanmaya başlamıştır. Cemaat Yönetim Kurulunda, yeni bir sinagogun inşası için karar çıkması üzerine Şair Ziyapaşa Yokuşun’da sinagogun halen bulunduğu arsa satın alınmıştır.

Neve Şalom Sinagogu

'Barış Vahası' anlamına gelen Neve Şalom; eski dönemlerde de, başka ülkelerde de rastlanan bir isimdir.

1935 yılında Kenesset ve Zülfaris Sinagoglarının kapasiteleri, Galata ve Beyoğlu’nun artan Yahudi nüfusunun dini gereksinmelerini karşılayamadığından, özellikle büyük bayram günlerinde kiralanan muhtelif salonlar özel izinle geçici ibadethane olarak kullanılıyordu.

Şişli Bet İsrael Sinagogu

1946 yılında Şişli-Osmanbey-Nişantaşı semtlerinde artmakta olan Yahudi nüfusu dikkate alınarak 1920’lerden beri var olan küçük ibadethanenin yanındaki satın alınan taşınmaz üzerinde ihtiyacı karşılamaya yönelik daha büyük bir sinagog yapılmasına karar verildi.

Ortaköy Etz Ahayim Sinagogu

Hayat Ağacı anlamına gelen bu isme Bizans ve Osmanlı’da birçok sinagogda rastlanır. Ortaköy’de eski zamanlardan beri muhtemelen aynı adı taşıyan, bir sinagogun mevcut olduğu bilinmektedir. 1660 ve 1718 İstanbul yangınları sonrasında yeni aileler de bu semte göç edip yerleşti. Tamir izniyle ilgili iradelerden sinagogun 1703 ve 1813 yıllarında yangın felaketi geçirip büyük hasar gördüğü anlaşılmaktadır.